Ana içeriğe geç

Diploma ve Mezuniyet ile ilgili İngilizce kelimeler

16 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.

  • university/ˌjuːnəˈvɜːrsəti/

    üniversite

    My sister goes to university in Ankara.

    Kız kardeşim Ankara'da üniversiteye gidiyor.

  • degree/dɪˈɡriː/

    üniversite derecesi, diploma

    She has a degree in computer science.

    Bilgisayar bilimleri alanında üniversite derecesi var.

  • graduate/ˈɡrædʒuɪt/

    mezun olmak

    She graduated from university last June.

    Geçen Haziran'da üniversiteden mezun oldu.

  • professor/prəˈfɛsər/

    profesör, üniversite hocası

    Our professor gives us a lot of reading every week.

    Profesörümüz bize her hafta çok okuma veriyor.

  • campus/ˈkæmpəs/

    kampüs, üniversite yerleşkesi

    First-year students usually live on campus.

    Birinci sınıf öğrencileri genellikle kampüste yaşar.

  • department/dɪˈpɑːrtmənt/

    bölüm, departman, birim

    She works in the marketing department.

    Pazarlama departmanında çalışıyor.

  • graduation/ˌɡrædʒuˈeɪʃən/

    mezuniyet, okulu bitirme

    After graduation, she found a job in Izmir.

    Mezuniyetten sonra İzmir'de bir iş buldu.

  • lecture/ˈlɛktʃər/

    ders (anlatım), konferans

    I missed the first lecture because my bus was late.

    Otobüsüm geç kaldığı için ilk dersi kaçırdım.

  • master/ˈmæstər/

    yüksek lisans (master's degree)

    She is doing a master's in economics in Istanbul.

    İstanbul'da ekonomi alanında yüksek lisans yapıyor.

  • seminar/ˈsɛmənɑːr/

    seminer, küçük grup dersi

    We have a history seminar every Tuesday morning.

    Her salı sabahı bir tarih seminerimiz var.

  • admission/ədˈmɪʃən/

    kabul (okula, kuruma), giriş hakkı

    She applied for admission to three different universities.

    Üç farklı üniversiteye kabul için başvurdu.

  • lecturer/ˈlɛktʃərər/

    öğretim görevlisi, üniversite hocası

    Our lecturer always answers emails within a day.

    Öğretim görevlimiz e-postalara her zaman bir gün içinde yanıt verir.

  • thesis/ˈθiːsɪs/

    tez (bitirme ya da lisansüstü çalışması)

    She is writing her master's thesis on renewable energy.

    Yenilenebilir enerji üzerine yüksek lisans tezini yazıyor.

  • dean/diːn/

    dekan

    The dean of the medical faculty gave a speech at graduation.

    Tıp fakültesinin dekanı mezuniyette bir konuşma yaptı.

  • defer/dɪˈfɜːr/

    ertelemek, sonraya bırakmak

    He deferred his university place for a year to work abroad.

    Yurt dışında çalışmak için üniversite kaydını bir yıl erteledi.

  • dissertation/ˌdɪsərˈteɪʃən/

    tez, bitirme tezi

    He is writing his dissertation on water use in farming.

    Tarımda su kullanımı üzerine tezini yazıyor.

Bu kelimeleri vodid'de eşleştirerek çalışKayıt olmadan bir eşleştirme seti çöz. Unuttuğun kelime, tekrar zamanı gelince yeniden karşına çıkar.Kayıt olmadan dene

Öğretmen misin?

Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.

Benzer listeler