Atletizm ile ilgili İngilizce kelimeler
12 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.
- run/rʌn/
koşmak
I run in the park every morning.
Her sabah parkta koşarım.
- athlete/ˈæθliːt/
sporcu; atlet
She is a talented young athlete.
Yetenekli genç bir sporcu.
- athletic/æθˈlɛtɪk/
atletik, sportif yapılı, fiziksel olarak güçlü
She has an athletic build, she swims competitively.
Atletik bir yapısı var, yarışmalarda yüzüyor.
- marathon/ˈmærəθɑːn/
maraton (42 km'lik koşu)
My brother ran his first marathon last year.
Ağabeyim geçen yıl ilk maratonunu koştu.
- medal/ˈmɛdəl/
madalya
She won a gold medal in swimming.
Yüzmede altın madalya kazandı.
- race/reɪs/
yarış
Who won the race?
Yarışı kim kazandı?
- runner/ˈrʌnər/
koşucu
My sister is a fast runner.
Kız kardeşim hızlı bir koşucu.
- stadium/ˈsteɪdiəm/
stadyum, stat
The stadium was full for the final.
Final için stadyum tıklım tıklımdı.
- athletics/æθˈlɛtɪks/
atletizm
Athletics is my favourite sport to watch.
Atletizm izlemeyi en sevdiğim spor.
- climber/ˈklaɪmər/
dağcı, tırmanıcı
The climbers reached the top before sunrise.
Dağcılar güneş doğmadan zirveye ulaştı.
- relay/ˈriːleɪ/
bayrak yarışı
Our class won the relay on sports day.
Spor gününde bayrak yarışını bizim sınıf kazandı.
- sprint/sprɪnt/
depar atmak, son hızla koşmak
He sprinted to the station and just caught the train.
İstasyona son hızla koştu ve trene ancak yetişti.
Öğretmen misin?
Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.