Ana içeriğe geç

Konaklama ile ilgili İngilizce kelimeler

22 kelime. Her biri okunuşu, Türkçesi ve örnek cümlesiyle.

  • stay/steɪ/

    kalmak (bir yerde konaklamak)

    We stayed at a small hotel near the sea.

    Denize yakın küçük bir otelde kaldık.

  • cabin/ˈkæbɪn/

    kulübe, ahşap küçük ev

    We rented a cabin in the mountains for the weekend.

    Hafta sonu için dağlarda bir kulübe kiraladık.

  • check in/tʃɛk ɪn/

    giriş yapmak (otel veya havalimanı)

    We checked in at the hotel and went straight to our room.

    Otele giriş yaptık ve doğruca odamıza gittik.

  • double/ˈdʌbəl/

    çift, iki kişilik; iki katı

    I'd like a double room for two nights, please.

    İki gece için çift kişilik bir oda istiyorum, lütfen.

  • guest/ɡest/

    misafir, konuk

    We're having guests for dinner tonight.

    Bu akşam yemeğe misafirimiz var.

  • hotel/hoʊˈtɛl/

    otel

    We booked a hotel near the airport.

    Havalimanının yakınında bir otel ayırttık.

  • reception/rɪˈsɛpʃən/

    resepsiyon, danışma (otel, işyeri girişindeki masa)

    Please leave your key at reception.

    Lütfen anahtarınızı resepsiyona bırakın.

  • reservation/ˌrɛzərˈveɪʃən/

    rezervasyon, yer ayırtma

    I'd like to make a reservation for two nights.

    İki gecelik rezervasyon yaptırmak istiyorum.

  • accommodation/əˌkɑːməˈdeɪʃən/

    konaklama, kalacak yer

    The price of the trip includes flights and accommodation.

    Gezinin fiyatına uçuş ve konaklama dahil.

  • all-inclusive/ˌɔːlɪnˈkluːsɪv/

    her şey dahil

    We stayed at an all-inclusive hotel in Antalya.

    Antalya'da her şey dahil bir otelde kaldık.

  • bed and breakfast/ˌbed ən ˈbrekfəst/

    oda-kahvaltı pansiyon

    We stayed at a cozy bed and breakfast by the sea.

    Deniz kenarında şirin bir oda-kahvaltı pansiyonda kaldık.

  • cancel/ˈkænsəl/

    iptal etmek (planlanan bir şeyi)

    Our flight was cancelled because of heavy snow.

    Uçuşumuz yoğun kar yüzünden iptal edildi.

  • comfort/ˈkʌmfərt/

    rahatlık, konfor

    The new seats on the train are designed for comfort.

    Trendeki yeni koltuklar rahatlık için tasarlandı.

  • confirm/kənˈfɜːrm/

    onaylamak, teyit etmek (rezervasyon, plan)

    Please confirm your booking by email.

    Lütfen rezervasyonunuzu e-postayla onaylayın.

  • deposit/dɪˈpɑːzɪt/

    depozito, kapora, ön ödeme

    We paid one month's rent as a deposit.

    Depozito olarak bir aylık kira ödedik.

  • host/hoʊst/

    ev sahipliği yapmak; (etkinlik) düzenlemek

    My aunt is hosting a dinner for the whole family on Saturday.

    Teyzem cumartesi bütün aileye bir akşam yemeği veriyor.

  • landlord/ˈlændlɔːrd/

    ev sahibi (evini kiraya veren kişi)

    Our landlord wants to raise the rent next year.

    Ev sahibimiz gelecek yıl kirayı artırmak istiyor.

  • reserve/rɪˈzɜːrv/

    ayırtmak, rezervasyon yaptırmak

    I reserved a table for four at eight o'clock.

    Saat sekize dört kişilik bir masa ayırttım.

  • lodge/lɑːdʒ/

    dağ evi, kır evi (konaklama)

    We stayed in a wooden lodge near the lake.

    Gölün yakınındaki ahşap bir dağ evinde kaldık.

  • porter/ˈpɔːrtər/

    bavul taşıyan görevli, hamal

    The porter carried our suitcases up to the room.

    Görevli bavullarımızı odaya kadar taşıdı.

  • resort/rɪˈzɔːrt/

    tatil yeri, tatil köyü

    Bodrum is a popular summer resort on the Aegean coast.

    Bodrum, Ege kıyısında popüler bir yaz tatil yeridir.

  • tenant/ˈtɛnənt/

    kiracı

    The tenants complained about the noise from the street.

    Kiracılar sokaktan gelen gürültüden şikâyet etti.

Bu kelimeleri vodid'de eşleştirerek çalışKayıt olmadan bir eşleştirme seti çöz. Unuttuğun kelime, tekrar zamanı gelince yeniden karşına çıkar.Kayıt olmadan dene

Öğretmen misin?

Kelime konularını öğrencilerine ödev olarak ver, kimin ne kadar bildiğini gör.

Benzer listeler