Cleft sentences (ayrık cümleler), İngilizcede vurgu ve ritim ayarlamak için kullanılan sofistike bir yapıdır. Adı 'cleave' (bölmek, yarmak) fiilinden gelir: bir cümleyi iki parçaya yarıp, vurgulamak istediğin öğeyi öne veya arkaya alırsın. 'John broke the window' cümlesi düz bilgidir; 'It was John who broke the window' cümlesi aynı bilgiyi verir ama 'John' öğesini vurgular (başka biri değil). C1 seviyesinde akademik yazı, resmî konuşma ve üst seviye sınavlar (CAE, CPE) için kritik bir yapıdır. İki ana türü vardır: it-cleft (It was X that...) ve wh-cleft / pseudo-cleft (What X did was...). Bunlara iki yardımcı kalıp eşlik eder: kısıtlama vurgusu yapan 'all (that)' ve yanlış anlamayı onaran 'It is X that…, not Y'. Vurguyu yapısal olarak kurmanın tek yolu cleft değildir; aşağıda cleft'in odaklama ailesindeki yerini ve hangi işte hangi aracı seçeceğini de göreceksin. Ailenin diğer üyelerini kendi derslerinde çalışacaksın: devrik Advanced Inversion'da, fronting ile 'not so much X as Y' Fronting & Emphasis'te.
Neden cleft kullanılır?
İngilizcede vurgu iki şekilde yapılabilir: ses tonuyla (konuşmada) veya yapısal olarak (yazıda). Cleft, ses tonunun yerini tutan yapısal bir araçtır. Bir öğeyi vurgulamak, zıtlık yaratmak, bir yanlışı düzeltmek veya spesifik bir bilgi öne çıkarmak için kullanılır. 'I didn't call him yesterday; it was Maria who called him' (Onu dün ben aramadım, Maria aradı). Burada 'Maria' cleft ile öne çıkar. Cleft özellikle yazılı metinde, raporlarda, akademik makalelerde, siyasi söylevde doğal bir araçtır. Ayrıca yanlış anlaşılmayı düzeltmek için çok işe yarar: 'It wasn't the report that was late; it was the meeting'.
1) It-cleft: It + to be + vurgulanan öğe + that / who
It-cleft en yaygın cleft formudur. Yapısı şöyledir: It + to be + vurgulanan öğe + that / who / which + cümlenin geri kalanı. 'John broke the window' → 'It was John who broke the window'. Burada 'John' vurgulanır. Bağlaç seçimi vurgulanan öğenin cümledeki görevine değil türüne bağlıdır: insansa 'who' (ya da 'that'), insan dışı bir varlıksa 'that' (daha seyrek 'which'). Vurgulanan öğe nesne konumundaysa bağlaç yine öğenin türüne göre seçilir: cansızda 'that', insanda 'who' — 'It was the window that John broke' (Kırdığı şey pencereydi, başka şey değil), 'It was Maria who they invited'. Zaman ifadesi ('last night') veya yer ifadesi ('in the kitchen') de vurgulanabilir: 'It was last night that he called', 'It was in the kitchen that we found the keys'. 'It was' veya 'It is' seçimi cümlenin zamanına göre değişir. Vurgulanan öğe zamirse resmî yazıda özne biçimi kullanılır ('It is he who signed the report'), günlük konuşmada nesne biçimi yaygındır ('It's him that signed the report'). Sınavda ve akademik yazıda özne biçimini seç.
It-cleft
It + is / was + vurgulanan öğe + that / who / which + cümlenin devamı
- Özne vurgusu
- It + is/was + özne + who/that + fiil + ...
- Nesne vurgusu
- It + is/was + nesne + that/who + özne + fiil + ...
- Zaman / yer vurgusu
- It + is/was + zaman/yer + that + özne + fiil + ...
To be'nin zamanı, ayrık cümledeki (that / who cümlesindeki) fiilin zamanına uyar: 'It was John who broke the window' (geçmiş), 'It is knowledge that gives us power' (geniş zaman).
It-cleft örnekleri
It was MariaMaria who called you last night.
Dün gece seni arayan Maria'ydı.
Özne vurgusu.
It was the contractsözleşme that we discussedtartışmak, not the invoice.
Tartıştığımız sözleşmeydi, fatura değil.
Nesne vurgusu.
It was in 2015 that she graduatedmezun olmak from university.
Üniversiteden 2015'te mezun oldu.
Zaman vurgusu.
It is knowledgebilgi that gives us powergüç.
Bize güç veren bilgidir.
Soyut kavram vurgusu.
It was because of the rain that we cancelled the match.
Maçı iptal etmemizin sebebi yağmurdu.
Sebep vurgusu.
It was only after he apologisedözür dilemek that she agreedkabul etmek to meet.
Ancak o özür diledikten sonra buluşmayı kabul etti.
'Only' ile özel vurgu.
It was not until the auditdenetim that the board acted.
Kurul ancak denetimden sonra harekete geçti.
'Not until' hem it-cleft ile hem devrikle kurulur: 'Not until the audit did the board act' — devrik biçimi Advanced Inversion dersinde.
2) Wh-cleft (pseudo-cleft): What ... is / was ...
Wh-cleft veya pseudo-cleft, adından da anlaşılacağı gibi 'what' ile başlar; ama bu bir soru değil, bir açıklama yapısıdır. Yapı: 'What + özne + fiil + is / was + vurgulanan öğe'. 'She wants a new job' → 'What she wants is a new job' (İstediği şey yeni bir iş). Burada 'a new job' vurgulanır. Vurgulanan şey cümlenin öznesiyse 'what'tan sonra doğrudan fiil gelir: 'Your attitude matters' → 'What matters is your attitude'. Wh-cleft vurgulanan öğeyi cümlenin sonuna bırakır: son söylenen, en çok akılda kalandır. 'What' dışında 'where' ile de wh-cleft kurulabilir: 'Where we should focus is on long-term growth' (düz hâli: We should focus on long-term growth). 'Why' ve 'how' için İngilizce doğrudan cleft yerine 'The reason (why) …' ve 'The way …' kalıplarını tercih eder: 'The reason why I called was to apologise'. 'The thing' veya 'the place' gibi kelimelerle de başlayabilir: 'The thing I remember most is his smile'. Aynı yapının tersi de kurulabilir; odak başa, wh-öbeği sona gider: 'A good night's sleep is what I need'. Bu biçimin ayrıntısını C2'deki Pseudo-Cleft (Advanced) sayfasında göreceksin.
Wh-cleft (pseudo-cleft)
What / where + özne + fiil + is / was + vurgulanan öğe
- Fiil vurgusu
- What + özne + do / did + is / was + yalın fiil veya to + fiil
- Nesne vurgusu
- What + özne + fiil + is / was + nesne
- Özne odaklı
- What + fiil + is / was + özne
- Sebep vurgusu
- The reason (why) + özne + fiil + is / was + sebep
Wh-cleft cümlenin son öğesini vurgular; 'the thing that' veya 'the place where' ile alternatif yapılabilir.
Wh-cleft örnekleri
What I need is a good night's sleep.
İhtiyacım olan şey iyi bir uyku.
What hurtincitmek me was what he said, not what he did.
Canımı acıtan, yaptığı değil söylediği şeydi.
What she does best is solveçözmek complex problems.
En iyi yaptığı şey karmaşık problemleri çözmek.
Fiil vurgusu.
Where we should focusodaklanmak is on long-term growth.
Odaklanmamız gereken nokta uzun vadeli büyüme.
The reason why I called was to apologiseözür dilemek.
Aramamın sebebi özür dilemekti.
All I want is a little peace and quiet.
Tek istediğim biraz huzur ve sessizlik.
'All (that)' kalıbı wh-cleft varyantıdır.
It-cleft vs wh-cleft: hangi vurgu?
Aynı bilgi iki farklı yapı ile ifade edilir; vurgunun yeri ve tonu değişir. It-cleft vurguyu öne, wh-cleft arkaya yerleştirir.
It-cleft (baştan vurgu)
Öğe hemen başta görünür; hızlı, doğrudan vurgu.
It was John's ball that broke the window.
Pencereyi kıran John'un topuydu.
It is your attitudetavır that matters, not your skillyetenek.
Önemli olan tavrındır, yeteneğin değil.
It was yesterday that we met.
Dün tanıştık (başka gün değil).
Wh-cleft (sondan vurgu)
Öğe cümlenin sonunda; dramatik ve açıklamalı vurgu.
What broke the window was John's ball.
Pencereyi kıran şey John'un topuydu.
What matters is your attitude, not your skill.
Önemli olan tavrın, yeteneğin değil.
The day we met was yesterday.
Tanıştığımız gün dündü.
Zaman odağında 'when' ile wh-cleft doğal durmaz; onun yerine 'The day (that) …' kalıbı kullanılır.
All (that) kalıbı: kısıtlama vurgusu
'All (that) + özne + fiil + is / was + öğe' kalıbı wh-cleft'in bir varyantıdır ama özel bir anlam taşır: 'sadece bu, başka hiçbir şey değil'. 'All I want is peace' (Tek istediğim huzur). Kısıtlama ve minimize etme vurgusu yapar. 'All he said was goodbye' (Sadece elveda dedi). 'All you need is love' (Tek ihtiyacın sevgi). Bu kalıp C1 seviyesinde özellikle duygusal yoğunluk veya ironi anlatmak için kullanılır. 'The only thing (that)' bu kalıbın daha resmî alternatifidir.
All / the only thing örnekleri
All I asked for was a little respectsaygı.
Tek istediğim biraz saygıydı.
The only thing he regretspişman olmak is turning down the offer.
Pişman olduğu tek şey teklifi geri çevirmiş olması.
All they want is a chance to provekanıtlamak themselves.
Tek istedikleri kendilerini kanıtlama fırsatı.
Hızlı pratik: Cleft yapısı seçimi
1 / 3
The manager made the decision, not me. Vurgulamak için: ___ the manager ___ made the decision.
İleri varyant: It is X that ... not Y düzeltme kalıbı
It-cleft sık sık yanlış anlamayı düzeltmek için kullanılır: 'It was X that did it, not Y'. 'I heard you called her last week'. 'It wasn't last week that I called her; it was yesterday' (Onu geçen hafta aramadım, dün aradım). Bu kalıp konuşmada özellikle değerlidir çünkü yanlış bilgiyi vurgulu biçimde düzeltir. Akademik metinlerde ise argüman kurmak için kullanılır: 'It is not the cost that concerns us; it is the quality'. Burada 'cost' ile 'quality' karşı karşıya getirilir; okurun dikkati bu karşıtlığa çekilir.
Düzeltme kalıbı örnekleri
It wasn't the recipetarif that was wrong; it was the oven temperature.
Yanlış olan tarif değildi, fırın sıcaklığıydı.
It isn't money that makes people happy; it is purposeamaç.
İnsanları mutlu eden para değil, amaçtır.
It wasn't John who complainedşikayet etmek; it was SarahSarah.
Şikayet eden John değildi, Sarah'ydı.
Cleft içinde hangi yapı?
- Konuşma ve hızlı vurgu → It-cleftIt-cleft kısadır ve öğeyi hemen verir: 'It was John who did it'. Haber, konuşma, düzeltme kalıbı için ideal.
- Dramatik yazı → Wh-cleftWh-cleft cümleyi sona kadar taşır, okuyucuyu bekletir: 'What he needed most was forgiveness'. Edebi veya retorik etki yaratır.
- Kısıtlama → All / The only thingBir şeyin az ya da tek olduğunu vurgulamak için: 'All I want is silence', 'The only thing I remember is...'.
Cleft tek araç değil: odaklama ailesi
Buraya kadar olan her şey aynı soruya cevap veriyordu: bu cümlede okuyucu neyi en çok duysun? Cleft bu soruyu cümleyi ikiye bölerek çözer. Ama İngilizcede aynı işi cümleyi bölmeden gören üç araç daha var ve C1 metinlerinde üçü de cleft kadar sık geçer.
Odaklama devriği kısıtı öne çeker, ardından yardımcı fiili özneden önce koyar: 'Not until the audit did the board act.' Fronting (öne çekme) çerçeveyi başa, ağır bilgiyi sona alır: 'Of particular note is the third clause.' Topicalisation konuyu başa atar; cümlenin geri kalanı normal sırada kalır: 'Spaghetti, I love.'
Bu üç aracı anlamları değil iki soru ayırır: devrik gerekiyor mu, hangi kayıtta doğal duruyor? Aşağıdaki iki harita ve karar listesi bu iki soruyu cleft ile yan yana koyar; araçların kendi mekaniği ise komşu derslerdedir. Devriği tetikleyen öbeklerin tam envanteri ve devrik biçimleri Advanced Inversion dersinde, theme-rheme fronting, karşılaştırmalı fronting, topicalisation ve 'not so much X as Y' korelatifi Fronting & Emphasis dersinde çalışılır.
Öne çekmenin iki sonucu: devrik var / devrik yok
Bir öbeği başa aldığında fiilin (yardımcı fiilin ya da 'be'nin) özneden önce gelip gelmeyeceğini öne çekmenin kendisi değil, öbeğin TÜRÜ belirler. Soldaki kısıtlayıcı öbekleri Advanced Inversion, öne çekilmiş tümleçleri ve sağdaki konu öbeklerini Fronting & Emphasis dersinde ayrıntısıyla çalışacaksın.
Devrik kurulur
Öbek olumsuz / kısıtlayıcı ise, öne çekilen tümlecin fiili 'be' ise, ya da yer / yön öbeği + isim özne ise.
Not until the audit did the board act.
Kurul ancak denetimden sonra harekete geçti.
Only by leaving early did we catch the train.
Treni ancak erken çıkarak yakaladık.
Of particular note is the third clause.
Özellikle dikkat çekici olan üçüncü maddedir.
Hardest of all was the interview.
Hepsinin en zoru mülakattı.
Here lies the heart of the argument.
Argümanın kalbi burada yatıyor.
Devrik kurulmaz
Konu ya da nötr bir zaman / yer öbeği öne çekilir; cümlenin geri kalanı normal sırada kalır.
Spaghetti, I love.
Spagettiye bayılırım.
That film, I have seen three times.
O filmi üç kez izledim.
This finding, however, we cannot ignore.
Ne var ki bu bulguyu göz ardı edemeyiz.
In the second chapter, the author returns to this question.
İkinci bölümde yazar bu soruya geri döner.
Odaklama araçları: hangi iş, hangi yapı
Sekiz araç aynı aileden ama farklı işler yapar. Bir cümleyi yeniden yazarken önce hangi işi istediğine karar ver, yapı ondan sonra gelir. Son sütunda parantez içindeki ad, aracın ayrıntısını hangi derste bulacağını söyler.
| Araç | Neyi öne çıkarır | Yapı | Nerede doğal (ayrıntısı) |
|---|---|---|---|
| It-cleft | Tek bir öğe: kim, ne, ne zaman | It + be + öğe + that / who | Konuşma, haber, düzeltme (bu ders) |
| Wh-cleft | Eylemin bütünü ya da sonucu | What + özne + fiil + be + öğe | Yazı, sunum, retorik (bu ders) |
| All / The only thing | Kısıtlama: sadece bu | All + özne + fiil + be + öğe | Konuşma, duygusal vurgu (bu ders) |
| Odaklama devriği | Kısıt / olumsuzluk + resmîlik | Not until, Only by … + yardımcı + özne | Akademik, hukuki, resmî (Advanced Inversion) |
| Theme-rheme fronting | Akış: ağır ve yeni bilgiyi sona atar | Öbek + be + gerçek özne | Akademik yazı, rapor (Fronting & Emphasis) |
| Karşılaştırmalı fronting | Sıralama: en zor, daha ilginç | Hardest of all / Far more … + be + özne | Akademik yazı, deneme (Fronting & Emphasis) |
| Topicalisation | Konu değişimi, karşıtlık | Öğe, + normal cümle (devrik yok) | Konuşma (Fronting & Emphasis, nesne fronting) |
| not so much X as Y | İki okuma arasında düzeltme | not so much + X + as + Y | Yazı ve konuşma (Fronting & Emphasis) |
Araç
It-cleft
Neyi öne çıkarır
Tek bir öğe: kim, ne, ne zaman
Yapı
It + be + öğe + that / who
Nerede doğal (ayrıntısı)
Konuşma, haber, düzeltme (bu ders)
Araç
Wh-cleft
Neyi öne çıkarır
Eylemin bütünü ya da sonucu
Yapı
What + özne + fiil + be + öğe
Nerede doğal (ayrıntısı)
Yazı, sunum, retorik (bu ders)
Araç
All / The only thing
Neyi öne çıkarır
Kısıtlama: sadece bu
Yapı
All + özne + fiil + be + öğe
Nerede doğal (ayrıntısı)
Konuşma, duygusal vurgu (bu ders)
Araç
Odaklama devriği
Neyi öne çıkarır
Kısıt / olumsuzluk + resmîlik
Yapı
Not until, Only by … + yardımcı + özne
Nerede doğal (ayrıntısı)
Akademik, hukuki, resmî (Advanced Inversion)
Araç
Theme-rheme fronting
Neyi öne çıkarır
Akış: ağır ve yeni bilgiyi sona atar
Yapı
Öbek + be + gerçek özne
Nerede doğal (ayrıntısı)
Akademik yazı, rapor (Fronting & Emphasis)
Araç
Karşılaştırmalı fronting
Neyi öne çıkarır
Sıralama: en zor, daha ilginç
Yapı
Hardest of all / Far more … + be + özne
Nerede doğal (ayrıntısı)
Akademik yazı, deneme (Fronting & Emphasis)
Araç
Topicalisation
Neyi öne çıkarır
Konu değişimi, karşıtlık
Yapı
Öğe, + normal cümle (devrik yok)
Nerede doğal (ayrıntısı)
Konuşma (Fronting & Emphasis, nesne fronting)
Araç
not so much X as Y
Neyi öne çıkarır
İki okuma arasında düzeltme
Yapı
not so much + X + as + Y
Nerede doğal (ayrıntısı)
Yazı ve konuşma (Fronting & Emphasis)
Odağı seçerken sırayla sor
- Tek bir öğe mi vurgulanacak? → it-cleftCevap tek bir öğe ise (kim, ne, ne zaman, nerede) en kısa yol it-cleft'tir: 'It was the auditor who raised it.' Zıtlık ekleyeceksen düzeltme kalıbına geç: '…, not the analyst.'
- Eylemin bütünü mü? → wh-cleftVurgulanan şey bir eylem ya da bir sonuçsa wh-cleft kullan: 'What the board did was postpone the vote.' Öğe sona gider, okuyucu bir cümle boyunca bekler.
- Akışı mı yönetiyorsun? → frontingBilinen bilgiyi başa, yeni ve ağır bilgiyi sona koymak istiyorsan fronting seç: 'Of particular note is the third clause.' Bu bir vurgu değil, sıralama kararıdır; cümleleri birbirine bağlayıp paragrafı bir arada tutar. Kalıbın kuralları Fronting & Emphasis dersinde.
- Resmîlik + kısıt mı? → devrik'Ancak … -dığında' anlamı resmî bir metinde geçiyorsa devrik kur: 'Not until the audit did the board act.' Devriksiz hâli ('The board did not act until the audit') doğrudur ama tonu düzdür. Tetikleyici envanteri Advanced Inversion dersinde.
- Konuşmada karşıtlık mı? → topicalisation'Spaghetti, I love. Pizza, I can take or leave.' Yazıda seyrektir; akademik metinde bunun yerine fronting ya da cleft kullan. Fronting & Emphasis dersinde nesne fronting adıyla geçer.
Sık yapılan hatalar
It-cleft'te yanlış ilgi zamiri
Yanlış kullanım: It was John which broke the window.
Doğru kullanım: It was John who broke the window.
Vurgulanan öğe kişi ise 'who' kullanılır. 'Which' cansız varlıklar ve hayvanlar için kullanılır. 'That' her iki durumda da çalışır: 'It was John that broke the window' de doğrudur ama 'who' daha doğaldır.
Cleft'te 'who / that'ı düşürmek
Yanlış kullanım: It was John broke the window.
Doğru kullanım: It was John who broke the window.
Türkçede 'pencereyi kıran John'du' cümlesinde ilgi zamiri yoktur; işi sıfat-fiil ('kıran') görür. İngilizcede cleft'in ikinci parçası bir yan cümledir ve vurgulanan öğe özne ise ilgi zamiri düşemez: 'who' ya da 'that' şart. Yalnızca vurgulanan öğe nesneyse ilgi zamiri düşebilir: 'It was the contract (that) we discussed'.
Wh-cleft'te fiil uyumsuzluğu
Yanlış kullanım: What I want are more time.
Doğru kullanım: What I want is more time.
Wh-cleft'te 'to be' kendisinden sonra gelen vurgulanan öğeyle uyuşur. Burada öğe 'more time' (sayılamaz) olduğu için 'is' doğru, 'are' yanlıştır. Öğe çoğul olduğunda fiil de çoğullaşır: 'What I need are books', 'What we need are volunteers'. Kural 'her zaman tekil' değil: tekil / sayılamaz öğede is/was, çoğul öğede are/were.
It-cleft'in vurgu yuvasına yan cümle koymak
Yanlış kullanım: It was that she arrived late which upset me.
Doğru kullanım: What upset me was that she arrived late. / It was her late arrival that upset me.
İki sorun var. Birincisi, it-cleft'te ilgi zamiri çoğunlukla 'that' (kişide 'who') olur; 'which' burada, yan cümleyi vurgulayan yapıda, oturmaz. İkincisi ve asıl sorun, vurgu yuvasına çıplak bir 'that' yan cümlesi konmaz: ya wh-cleft'e geç ('What upset me was that she arrived late') ya da yan cümleyi isimleştir ('It was her late arrival that upset me').
Ek pratik: Karma cleft
1 / 3
His honestydürüstlük is what I admire most. Düz cümle: I admire his honesty most. Başka bir cleft formu?
Özet
- Cleft sentences bir cümleyi iki parçaya bölerek belirli bir öğeyi vurgular.
- It-cleft: It + to be + vurgulanan öğe + that / who / which + cümle devamı.
- Wh-cleft (pseudo-cleft): What / where + özne + fiil + is / was + vurgulanan öğe. 'Why' ve 'when' ile kurulmaz; onların yerine 'The reason (why) …' ve 'The day (that) …' kalıpları geçer.
- All (that) / the only thing kalıbı kısıtlama vurgusu yapar: 'All I want is peace'.
- It-cleft öğeyi öne, wh-cleft sona alır; konuşma hızı ve dramatik etki farklıdır.
- Düzeltme kalıbı: 'It is X that..., not Y'. Zıtlık ve vurgu için ideal.
- İnsan için 'who' ya da 'that', insan dışı varlık için 'that' ya da 'which'; wh-cleft'te 'to be' vurgulanan öğeyle uyuşur — tekil/sayılamaz öğede is/was, çoğul öğede are/were.
- Cleft, odaklama ailesinin bir üyesidir: aynı işi devrik, fronting ve topicalisation da yapar.
- Öne çekmenin devrik gerektirip gerektirmediğini öbeğin türü belirler: kısıtlayıcı öbek ve 'be' fiilli tümleç devrik ister, konu öbeği istemez.
- Ailenin diğer üyeleri komşu derslerdedir: devrik Advanced Inversion'da, theme-rheme ve karşılaştırmalı fronting ile topicalisation ve 'not so much X as Y' Fronting & Emphasis'te.
- Karar sırası: tek öğe → it-cleft; eylemin bütünü → wh-cleft; akış → fronting; resmîlik + kısıt → devrik; konuşmada karşıtlık → topicalisation.